Semra Şahin
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Altı Çocuğun Sessiz Çığlığı

Altı Çocuğun Sessiz Çığlığı

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bazen insanın karşısına öyle hikâyeler çıkar ki, birkaç dakika önceki hayatınızla birkaç dakika sonraki hayatınız aynı olmaz. İçinizde bir şey sızlar, boğazınız düğümlenir ve “Ben bu durumu öğrendikten sonra artık eskisi gibi davranamam” dersiniz.Geçtiğimiz günlerde böyle bir hikâyeyle karşılaştım.Kızımın gittiği anaokulunda görev yapan duyarlı bir öğretmen sayesinde… Bir öğretmenin dikkati, aslında çoğu zaman gözümüzün önünde olup da fark etmediğimiz bir dramın kapısını araladı.Altı kardeş…Anne ve babaları ayrılmış. Hayatın en ağır yüklerinden biri, henüz omuzları küçücük olan altı çocuğun üzerine bırakılmış. Daha doğrusu onların üzerine değil; yaşlı bir babaannenin üzerine bırakılmış.Üstelik o babaanne de kısa bir süre önce hayat arkadaşını kaybetmiş. Yani hem eşinin acısını yaşıyor hem de altı torunun sorumluluğunu omuzlarında taşıyor. Geçim kaynağı ise sadece aldığı yaşlılık aylığı.İnsan böyle bir tabloyu duyunca ister istemez durup düşünmek zorunda kalıyor.Çocukların zaman zaman okula beslenme çantası olmadan geldiklerini öğrendim. Açlık belki kelime olarak küçük bir şey gibi görünür ama bir çocuğun hayatında çok büyük bir boşluktur. Hele ki okul sıralarında…Karınca kararınca küçük bir katkı sunmaya çalıştım. Ama meselenin sadece birkaç küçük destekle çözülecek bir durum olmadığını da çok iyi biliyordum.Durumu Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na ilettim.Açıkçası bürokrasinin ağır işleyebileceğini düşünmüştüm. Fakat yanıldım.Ertesi gün belediye ekiplerinin eve gittiğini, evin ihtiyaçlarının karşılandığını öğrendim. Daha da önemlisi, Başkan Mehmet Tahmazoğlu’nun bizzat babaanneyi telefonla arayarak onunla konuştuğunu, “Siz çocuklara baktığınız sürece biz de yanınızda olacağız” dediğini duydum.Bazen bir telefon, bazen bir kapı zili, bazen de bir insanın samimi sözü; bir ailenin kaderinde büyük bir değişikliğe sebep olabiliyor.Bu olay bana bir gerçeği yeniden hatırlattı:Toplum dediğimiz şey aslında birbirinin yükünü hafifletmeye çalışan insanların toplamıdır. Bir öğretmenin dikkati, bir vatandaşın vicdanı ve bir yöneticinin sorumluluk duygusu bir araya geldiğinde altı küçük çocuğun hayatında umut yeşerebiliyor.Belki de mesele tam olarak budur.Görmek…Fark etmek…Ve elimizden geleni yapmak.Çünkü bazen bir dram bağırarak değil, sessizce yaşanır.Ve o sessizliği bozacak olan şey de yine insanın vicdanıdır.

Altı Çocuğun Sessiz Çığlığı
Yorum Yap
Giriş Yap

Metropol Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Would you like to receive notifications on latest updates? No Yes