Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
SEÇMEN HÜDA PAR’I ARAŞTIRSIN KARARINI ÖYLE VERSİN
Güncel
2018-06-12 08:52

SEÇMEN HÜDA PAR’I ARAŞTIRSIN KARARINI ÖYLE VERSİN

Hüda Par Gaziantep Milletvekili Adayı Mehmet Ali Doyar, Hüda Par Gaziantep İl Başkanı Mehmet Nakşi Erat ve beraberinde ki milletvekili adayları ve ilçe başkanları Metropol Gazetesi’ni ziyaret etti

 

 

Bizim için önemli olan ahiretin hesabını yapmaktır. Biz işlerimizde bunu dikkate alıyoruz. Biz dünyanın imtihan diyarı olduğuna iman etmişiz. Bu dünyada yaptıklarımızdan dolayı ahirette hesaba çekileceğimize inanıyorum. Siyasi alanda da üzerimize düşen vazifeler olduğunu ve bu alanda da söz konusu vazifelerimizi yerine getirmemiz gerektiğini biliyoruz. Bu bilinçle bu şuurla bu alanda da üzerimize düşenleri yapmaya gayret edeceğiz. Allah bu konuda bize yanlış yaptırmasın ve söyletmesin. Önemli olan odur. Fakat takdir edersiniz ki Türkiye’deki siyasi zemin, Türkiye’deki siyaset kurumu daha çok menfaat ve çıkar üzerine bina edildiğinden dolayı bu sahaya girenler bir şekilde ya bunların kurbanı oluyor veya baştan beri bunları kabullenerek işin içine giriyor. Dolayısıyla halkımızın birçok beklentisi karşılanmıyor. Çünkü bu saikle bu sorumluluk duygusuyla çoğumuz hareket edemiyoruz. Hareket etmek isteyenler vardır. Hareket etmek isteyenlerde bakıyorsunuz ki bu anlamda birçok engellerle sorun ve sıkıntılarla maalesef karşılaşıyorlar. İşte tamda bu noktada biz diyoruz ki Türkiye’deki siyaset anlayışı böyle olmamalı. Türkiye’deki siyasi partilerin üstlendikleri sorumluluk, roller, hatta yapmaları gereken görevlerde bu şekilde olmamalı. Yani bunlar bu anlayış bu bakış açısı siyasete hakim olmamalı. Siyaset bunlardan çok farklı olmalı. Çünkü bizim nazarımızda yani siyaset netice itibariyle yönetme sanatıdır, idare etme sanatıdır ve siyasi partiler memleketi idare etmek üzere vardırlar. Varlıkları bunun üzerine bina edilmiştir. Bu memleketi yönetmeye taliptirler. Memleketin meseleleri onları doğrudan ilgilendirir. Hatta ilgilendirmekten öte onların temel vazifeleridir. Hal böyle olunca bu memlekette o zaman siyasi partiler belki en büyük sorumluluğu taşıyan, insanların ve toplumun temel ve ortak özelliklerini, ihtiyaçlarını karşılama konusunda belki en büyük görevi üstlenenlerdir.Hal böyle olunca mevcut durum ile daha doğrusu süre gelen durum ile bu bahsettiğim idealler arasında çok fark görüyoruz. 

 

Artık bu mesela iktidara gelipte oradan ayrılmak istemeyen varlığını devam ettirmek isteyen bakıyorsunuz ki yasal düzenlemeler dahil her türlü tedbiri almaya çalışır kendi menfaatlerini önceler bir başka parti bakıyorsunuz onu oradan indirmek için her türlü yolu meşru görür mübah görür. Bu sefer stratejisini çalışmalarını hep bunun üzerine bina eder ama arada ezilenler hep halk olur. O zaman diyoruz ki bu siyasi anlayışın, bakışın mutlaka değişmesi lazım. Bir kere siyasi partilerin birbirlerini düşman olarak görmemeleri gerekir. Siyasi partiler birbirlerine rakip olurlar. İkincisi doğrular hepimizin malıdır. Doğruyu ha ben uyguladım ha bir başkası uyguladı. Eğer o doğruysa doğrudur. O zaman mademki doğrular hepimizin malıdır hepimizin sahip çıkması gerekir. Bir siyasi parti başka bir siyasi partinin doğrularına karşı çıkmamalıdır. Tam tersine doğrular kimin eliyle icra edilirse edilsin siyasi partilerin bu anlamda memleketin menfaatini, insanlarımızın faydasını önceleyerek bu doğrulara hep beraber sahip çıkmaları lazım ama yanlışlarda da benim yandaşım, benden birisi yanlış yaptı onu örteyim mahcup olmayayım deme lüksüne de sahip değildir. Yanlışsa yine hepimizin zararınadır. O zaman bu yanlışlara hep beraber karşı çıkmamız lazım ama yanlışı gördüğümüz zaman düşmana hücum eder gibi saldırır gibi değil. Hikmeti elden bırakmadan o yanlışı yapanın kendisiyle düşmanlık yapmadan, ona zarar vermeden sadece yanlışı hedef alarak yanlışlarla mücadele edilebilmeli. Netice itibariyle siyasi partiler bu olgunluğa bu erdemliliğe ulaşabilmeli bu seviyeyi yakalayabilmeli. O zaman inanıyorum ki siyaset kurumu siyasi partiler çok daha güzel şeyler yapabilirler. Bu topluma öyle zannediyorum ki iyi bir seviye kazandırır. Şimdi hal böyle olunca işin detaylarına bakacak olursa bu anlamda bakıyoruz mesela seçim barajı hakikaten adaletin temeline uymayan partilerin kendilerini temsil etme yönünde adaletsizce duran bir engeldir. Bunun kaldırılması gerekir. Hele hele bu yönetim sistemi değişikliğinden sonra bunu pekte bir anlamı kalmıyor. Çünkü orada mesela Cumhurbaşkanı olacak her kimse hükümeti bizzat kendisi teşkil edecek. Artık yetki onda. Bu hükümeti teşkil ettikten sonra geriye bir tek şey kalıyor. Meclisi dolduran milletvekillerinin aritmetiği nasıl olacak. Çünkü hükümete taalluk edecek kısmı o. Hükümet mesela yasa çıkaracak anayasa ile ilgili tasarrufta bulunacak veya kanunla ilgili bunları meclise gönderecek meclis onayını aldıktan sonra ancak uygulamaya koyabilecek. Eğer orada bir kilitlenme olursa bu nasıl aşılır o zaman içerisinde öyle zannediyorum ki taşlar yerine oturur. Çünkü bu sisteme daha yabancıyız daha tecrübesini yaşamadık örneği yok.  O anlamda inanıyorum taşlar yerine oturacak ama yani bir partinin hem Cumhurbaşkanlığı üzerinden hükümeti teşkil etmesi hem de mecliste çoğunluğu elde etmesi sanki artık çok zor gibi görünüyor. O zaman mecliste bütün partiler yani seçime girme yeterliliğine sahip olan bütün partiler eğer milletvekilliğini alabiliyorlarsa kendilerini temsil etsinler bu baraj ortadan kalksın. 

 

Biz diyoruz ki tamamıyla kaldırılsın. Biz bunu söylüyoruz. Yani bu kesinlikle şu anki yapıya da uymuyor. Temelinde zaten temsiliyet hakkının önündeki engel olarak bunu görüyoruz. Bununla beraber bu bahsettiğim hususlardan dolayı da aslında hazine yardımı da onun gibi bir şey. O da yani adalete uymayan partilerin kendi çalışmalarını yapmaları hususunda belki de onların önünde duran temel ve önemli engellerden bir tanesi. Düşünün mesela bir parti seçime girme yeterliliğine sahip. Ne demektir bu. Artık siz bu devleti idare etme noktasında aday adayı olmaktan çıktınız adaysınız artık. Seçildiğiniz andan itibaren memleketin yönetiminde rol alacaksınız doğrudan. Ha mecliste temsil edildiniz ha Cumhurbaşkanlığı üzerinden hükümeti kurdunuz. O zaman bu partiler madem ki seçime girebiliyorlar kendilerini ifade edebilmeli halkın her kesimine ulaşabilmeli çalışmalarını daha rahat yapabilmeli. Yani onları ötekileştiren kendi haline bırakan sorun ve sıkıntılarıyla boğuşmaları için onları böyle o dairenin dışına iten bir anlayış olmamalı. Bugün mesela düşünün ki AK Parti yeni parayla 140 milyon seçim çalışmaları için destek alıyor 80 milyon civarında Cumhuriyet Halk Partisi alıyor HDP 60 milyon civarında para alıyor MHP 33 milyon civarında para alıyor. Peki bu dört parti alıyor ama diğer partiler ne yapıyor. Hazine yardımından mahrum kalan partiler bu çalışmaları onlar gibi acaba sürdürebilecek mi? Onlar gibi maddi anlamda rahat edebilecek mi? Yani bununda mutlaka kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Siyasi partilerin kendilerini ifade etme ve temsiliyet noktasında engel olarak görüyoruz. İnşallah bunlar zaman içerisinde kalkar.

 

Gaziantep’te biliyorsunuz ben şahsen buradaki insanları çok sıcak gördüm. Mütevazı insanlar olarak müşahede ettim. Dolaşıyoruz aralarına giriyoruz şu dikkatimi çekti. Kendimizi anlattığımız kendimizi ifade ettiğimiz zaman şu ana kadar bize karşı çıkan ‘Hayır bu doğru değil veya biz bunu tasvip etmiyoruz’ diyen insanla şu ana kadar karşılaşmadım. Ama sizi duydum ama yeterince tanımıyorum diyen insanlar var. Tabi bununda sebepleri çok. Mesela bugün medya bu konuda biliyorsunuz son derece önemli bir ayağı temsil ediyor. Medya organları öyle bir güce sahip ki birilerini öne çıkardığı zaman yani ne yapar ne eder o insanı toplumun gündemine hatta merkezine oturtur. Bazılarının ise üzerlerini öyle bir örter ki sanki hiç yokmuş gibi bir algı oluşturabiliyor. Biz bundan dolayı da elbette ki bazı sıkıntılar çekiyoruz. Kendi imkanlarımızla her kesime ulaşmaya çalışıyoruz. Allah hepsinden razı olsun arkadaşlarımız fedakarca çalışıyorlar. Kendi zamanlarından işlerinden feragat ediyorlar. Şu anda tablo belki arzu ettiğimiz düzeyde değil ama kötü de değil. İnşallah çok daha güzel olacak.

 

Okurlarınızdan belki taleplerimiz çok olur ama bu seçim arefesinde Hüda Par’ı en azından duyanlar bunu bir araştırmalarını, siyasetin Türkiye’de böyle basit bir olay olmadığını, aslında memleketi sürekli siyasi partilerin idare ettiğini, dolayısıyla son derece önemli bir pozisyonda bulunduklarını, onun için kendi iradelerini temsil eden oylarını verdikleri zaman mutlaka bunu düşünerek partileri iyi araştırmalarını onların amacı, hedefleri, sahip oldukları özellikler, yapmak istedikleri şeyler konusunda bunları tanıyarak oy vermelerini elbette ki talep ediyoruz. Bu anlamda bizi araştırmalarını öğrenmeleri istiyoruz. Bu konuda biz üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Ne kadar kesime ulaşabiliriz ne kadar kesime ulaşabiliriz bu artık bizim performansımıza imkanlarımıza bağlı bir şey ama duyanlarında bu partiyi öğrenmelerini talep ediyoruz. Allah bu seçimi hepimize hayırlı kılsın ve hayırlı neticeler almamızı nasip etsin.


Bu haber kez okundu.

HAVA DURUMU

SON YORUMLAR

Metropol Gazetesi

Tasarım & Kodlama: